KISITLI MALLARININ SATIŞI
Kısıtlı kişiler TMK 405. maddesi gereği malvarlıklarının yönetimi konusunda karar alma hakları ellerinden alınmış durumda olanlardır.
Kısıtla kişilere resmi makamlarca atanmış olan bir vasi bulunmaktadır.
Kısıtlı kişilerin mallarının yönetimi vasi vasıtası ile yapılırken kanun vasiye kısıtlının malları üzerinde istediği gibi hareket izni vermez. Vasi izin talebi ile gerekçelerini açıklayarak kısıtlılık kararı veren makamdan izin almadan kısıtlı malları üzerinde tasarrufta bulunamaz.
Kamu düzenine ilişkin olarak kısıtlı; malvarlığının yönetimi konusunda aslında devlet koruması altına alınmış olup devlet bu konuda Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli kılmıştır. Denetim makamı olarak da Asliye Hukuk Mahkemelerini görevlendirmiştir.
Vasi kısıtlı malları üzerinde sadece kısıtlı yararına tasarufta bulunabilir, kısıtlı adına tasarrufta bulunurken de tasarrufun kısıtlı yararına olduğunu Sulh Hukuk Mahkemesine ispat etmek zorundadır. Sulh Hukuk Mahkemeleri kısıtlı yararına olacak talepleri kabul ederek vasiye kısıtlı mallarının satılması konusunda izin verebilir.
Sulh Hukuk Mahkemeleri TMK 444. madde gereği kısıtlı mallarının satışı için görevlendireceği satış memuru aracılığı ile vasinin de hazır bulunması şeklinde açık arttırma yolu ile satışa izin verebilir. Denetim makamı duruma göre yani istisnai durumlarda, taşınmazın niteliği ve değerinin azlığı vb. durumlarda pazarlık usulü ile satışa da karar verebilir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin TMK 444. maddesi gereği vereceğe satış talebinin izin kararı Asliye Hukuk Mahkemesinin denetiminde olup onama kararı verilmeden satışa konu edilemez.
Asliye Hukuk Mahkemelerinin TMK 463. maddesinde onaması gereken haller belirtilmiş olup Sulh Hukuk Mahkemesince verilen satışa izin kararının denetlenmesi onanması gibi bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır. Satışın şekli konusunda inceleme yapmakla yetinerek satışın pazarlık usulü ile yada açık artırma ile yapılması şekline karar verir. Yani Sulh Hukuk Mahkemesince verilmiş satışa izin kararını kaldırma ya da bozma, gibi bir yetkisi ve görevi bulunmamaktadır.
Sulh Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu satışa izin kararında belirttiği satış usulünün Asliye Hukuk Mahkemesince onanıp onanmadığı yada Sulh Hukuk Mahkemesinde karara bağlanan satış şeklinde bir değişiklik yapıp yapmadığı hususlarına dikkat edilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin onadığı ve belirlediği satış usulü ile kısıtlı mallarının satışı yapılabilir.
Vesayet makamı olarak Sulh Hukuk Mahkemeleri, Denetim Makamı olarak da Asliye Hukuk Mahkemeleri kasdedilmektedir.
Kısıtlı malları üzerinde tasarrufta bulunmak isteyen vasi vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine kısıtlı malları üzerinde nasıl bir tasarrufta bulunmak istediğini, gerekçelerini bu tasarrufun kısıtlıya ne gibi bir faydası olacağını, ne kadarlık bir tasarrufu talep ettiğini belirtmesi gerekmektedir.
Vesayet makamı vasinin talebi doğrultusunda belirttiği gerekçeleri ve fiili durumu değerlendirmek sureti ile tasarrufta bulunulabilecek miktarı belirlemek için kısıtlı malları üzerinde kıymet değerlemesi yaparak karar verir.
Vesayet makamından satışa konu talepler genellikle menkul ve gayrimenkullerin satışına ilişkin izin taleplerini oluşturmaktadır.
Vesayet makamı kısıtlı vasisinin taleplerini yerinde görür ve talebin kısıtlının yararına olacağına ya da kısıtlının zararına olmayacağına kanaat getirdiği durumlarda talebi kısmen yada tamamen kabul ederek bir karar verir.
Vasi kısıtlının tüm taşınır ve taşınmazlarının satılmasını talep edebilir ancak gerekçeleri kısıtlının tüm malvarlığının satılmasını gerektirmiyor ise vesayet makamı yeteri kadar malın satışına izin verecektir.
Vesayet makamı satışına izin verdiği malların taşınır taşınmaz farketmeksizin bilirkişi vasıtası ile kıymetini belirler ve belirlediği kıymetten aşağı bir bedelin altında olmamak üzere malın pazarlık usulü ile yada açık artırma ile satılmasına karar verebilir.
Pazarlık usulu ile olsun açık arttırma ile olsun her iki şekilde de vereceği karar denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin onama denetim kararına muhtaçtır.
Denetim makamı Asliye Hukuk Mahkemesinin denetim onama kararı olmadan vesayet makamı kararı tek başına satış için yeterli değildir.
Denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu pazarlık usulü ile satışına şeklindeki kararı yerinde bulursa onama kararı verir yerinde bulmaz ise satışın açık arttırma ile yapılmasına karar verir. Tam tersi şeklinde vesayet makamının açık arttırma kararını kaldırarak pazarlık usulü ile satışa da karar verebilir.
Veseyat makamının vermiş olduğu satışa izin kararı Denetim makamının onama kararı ile bir nevi kesinlik kazanır ve kısıtlı mallarının mahkemenin belirlediği oranda ve usulde satışının önü açılarak vasiye bu konuda izin verilmiş olur, bu tür satışlar vesayet makamının görevlendireceği satış memuru aracılığı ile vasinin hazır olması durumlarında yapılır. 14.12.2019
TARIK BİRDAL
